Dünyaya değdiğimiz ilk andan itibaren görmeye ve duymaya başlıyoruz. Ve bunların her biri bizi şekillendiriyor, dönüştürüyor ve bir şekilde etkiliyor. Bir kutuysak eğer gözlerimiz ve kulaklarımızla dolduruyoruz içimizi. Peki neler alıyoruz içimize? Biliyor muyuz nasıl düşünceler, fikirler, duygular alıyoruz, oluşturuyoruz onlarla?
Animasyon türünde filmler izlemeyi severim. Herkes gibi kendimi kaydırılan ekranlara kaptırdığım, çoğunlukla kayıp zamanların birinde izlediğim animasyonun biri için ‘filmdeki asıl/gizli kötü sizce kim’ gibi bir başlıkla filmdeki bir karakterin olası kötü yönlerinden bahsediyordu. Haklı olabilirdi ama ben izlerken hiç o gözle bakmamıştım. Hikâyede de karakterin böyle bir görevi yoktu zaten. Ve şu an o karaktere bakınca zihnime ekilen bu tohum aklıma geliyor. Canım sıkılıyor, çünkü bu niyette birinin varlığını bilmek, filmdeki müzikleri tekrar dinlemek istediğimde bana o kötü bakış açısını hatırlatıyor. Bu çok basit bir örnek ve belki önemsiz gelebilir ama hayatta o kadar çok şey var ki bizi böylesine etkileyen ve aşağı çeken. Diyebilirsiniz ki dünya toz pembe değil ve kötü niyetli insanlar var. Evet varlar ve kimisi tüm dünyanın gözü önünde bunu sergiliyor, marifet gibi… Maalesef varlar ve olmaya da devam edecekler. Dünyanın düzeni bu. Ancak bu videoda oluşturulan etki açıkça görünmeyen bir duruma bakış açısını değiştirerek kötü ihtimale yorumlamak. Güzeli değil kötüyü görmeye insanı iten bir bakış açısı. Hayata hüsnü zanla bakmak gerekir. Bu hem bize hem dünyaya iyi gelir. Çünkü hiçbirimiz mükemmel değiliz, hatalar yapıyoruz, düşüyor ve kalkıyoruz. Niyetimiz kötü olmasa bile kötü şeyler yapabiliyoruz. Çünkü bu hayata ilk kez geliyor ve her anımızı ilk kez yaşıyoruz. Aynı zamanda hepimiz bambaşka şartlara ve karakterlere sahibiz. Bizi etkileyen görünen ve görünmeyen sebepler var. Bilmediğimiz dünyalar kadar ihtimaller, bilgiler, durumlar… Bu durumda açıkça görünmeyen bir duruma iyi bir düşünce ile bakmak daha sağlıklı değil midir? Ameller, niyetlere göredir. İyi düşünmek ilk önce bize sonra duruma göre karşımızdakine iyi gelir. Düşündüklerimiz duygularımızı etkileyecektir. Belki bize yepyeni bir ihtimalin varlığını gösterecek, belki bize ayna olup bir hatamızı fark ettirecek, yeni şeyler öğretecek… Kim bilir. En temelinde bunların hiçbiri olmasa bile bizde olumsuz değil olumlu bir duygu uyandıracak. Bu da hayatımıza devam ederken bize bir ilaç olacak belki, bir destek. Bu kendimize karşı düşüncelerimizde de etkili aslında. Bir hata yaptığımızda, işlerimiz beklediğimiz gibi gitmediğinde kendimize karşı da acımasız davranıp olumsuz düşünceler üretebiliyoruz. Halbuki her anı ilk kez yaşıyoruz ve hata yapmak insan olmanın bir parçası. Ders alıp tekrarlamamak için daha olumlu ve yapıcı düşünceler üretmeliyiz. Bir an için pek çok anları harcamamalıyız.
Bizi hayat yolunda etkileyen görsel ve işitsel şeylere de bu yüzden çok dikkat etmeliyiz. Hatta yediğimiz şeyler dahi bize etki eder. Bir iş başvurusunda nasıl o işe uygun nitelikler aranıyorsa, bir yemek tarifinde nasıl her malzeme yemeğin lezzetine etki ediyorsa biz de kendi hayatımıza alacağımız fikirleri, düşünceleri, duyguları, unsurları seçerken hassas olmalıyız. Biricik hayatımızı güzelliklerle doldurmak bizim elimizde.
Yukarıda değindiğimiz dünya düzeni hakkında da sözü geçmişken naçizane bir not düşmek istiyorum. Kötü niyet hep var ve var olacak. Her şey zıddıyla var oluyor ve dünyada sadece doğru, iyi şeyler olsaydı yaşamak için bir amacımız olur muydu? Maalesef kötülükler bizleri daha kolay ve çabuk etkileyebiliyor. Bu yüzden eğer bir kötü söz işittiysek, bir kötülük gördüysek, yaşadıysak karşılığında daha çok iyi, doğru ve güzellikle dolu görüntüler görmeli, sesler duymalı, işler yapmalıyız. Eğer bir bardak suya siyah bir mürekkep damladıysa ona daha çok temiz su koyduğumuzda mürekkebin akıp gittiğini, yeniden tertemiz bir suyumuz olduğunu göreceğiz.
Mahatma Gandhi’den bir sözle bitirelim yazımızı:
“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.”
Sevgiyle ve güzelliklerle kalın…
