Farklı Niyetler Farklı Sonuçlar

Bir şeye ne niyetle baktığın, hangi amaç veya soruyla baktığın o şeyden alacağın, elde edeceğin sonuç veya faydayı etkiliyor. Bakma yöntemi de etkileyen bir diğer faktör. Nasıl mı? Deneyimlediğim çok basit bir durumla şöyle açıklayayım.

Birkaç hafta önce eşim elinde bir dergi ile geldi. Dergi okumayı severim ancak tam olarak düzenli bir okuyucu değilim. Daha önceleri aylık olmasa da belli aralıklarla takip ettiğim, alıp okuduğum dergiler olurdu. Ama insan zaman zaman farklı ruh hallerinde, motivasyonda olabiliyor. Uzun zamandır dergi okumuyordum. Sosyal medyanın ve hız çağının da etkisiyle ne yazık ki kendimizi kontrol etmeye çalışsak da okumaya karşı üşengeç tavırlar sergileyebiliyoruz. Uzun yazıları okumaktan geri durabiliyoruz. Dergi daha önce aşina olduğum bir dergiydi. Elime aldım biraz okumaya başladım ama bazı başlıkların altındaki yazı uzun olunca başlığın sonuna gelmeden atlayarak okumaya veya diğer başlığa geçmeye başladım. İlk merakım hangi başlıklar var, yazılar nasıl ilerliyor bir gözlem şeklinde gibiydi. Geçen gün arkadaşlarla bir araya geldiğimizde dergiden konu oldu. Dedik ki bize faydalı olabilecek bir muhabbet konusu olarak bu dergiden beğendiğimiz bir bölümü seçip birbirimize okuyup üzerine kısa da olsa bir konuşalım mı? Bunun üzerine bende sorular oluştu. Acaba okuduğum kısımlardan birini paylaşmak ister miyim? Nasıl bir başlık seçebilirim? gibi gibi sorular ara ara, dergiyi gördükçe aklıma gelirken bugün dergiyi yeniden elime aldım. Son sayfalarda içindekiler kısmında bir iki başlık gözüme çarptı. Okumak ve seçip anlatmak için güzel olabilir diye düşündüm ve yazıları açtım. O an okumak için zamanım müsait değildi ama sayfaları açıp dergiyi masaya geri koydum. Akşam kendime ayırdığım bir zaman diliminde çayımın demlenmesini beklerken çok da uzun olmayan iki yazıyı da peş peşe okudum. Güzel başlıklardı. Yazılardan biri sosyal hayatta sahip olduğumuz çeşitli rollerimiz ile ilgiliydi. Dergiyi kenara koyduktan sonra şunu fark ettim. Dergi eve ilk geldiğinde çok da hevesle elime alamamışken; sorularla aklımda oluşan merak, ne paylaşsam daha güzel olur düşüncesiyle merakla okuyabileceğim başlıklar ve içimde doğan bir okuma isteği ile karşılaştım. Farkındalığımın ardından da çayım eşliğinde bu satırlar aracılığıyla size yazıyorum.

Dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren bir merakla, keşif duygusuyla yaşıyoruz. Hayatın akışında yetişkin bedenlerimiz bu merakları geride tutabiliyor veya çok da faydalı olmayan alanlarda kullanabiliyor. Bulunduğumuz ortamdaki insanlardan gelen, okuduğumuz bir metinde veya izlediğimiz bir dizi film programda geçen bir soru, bir fikir, yeniden merak kapılarımızı açabiliyor. Nerede bulunacağımızı ne okuyup ne izleyeceğimizi kendimiz büyük oranda seçebildiğimize göre soruların bizi canlı tutan dünyasına girişin anahtarı da bir nevi bizde oluyor gibi görünüyor. Hayatımızdaki her soru aynı nitelikte olmayabilir veya aynı sonucu doğurmayabilir ama aramadıkça, sormadıkça, hareket etmedikçe yeni cevaplara veya yollara da ulaşamayız. Zorlukların kolaylaştığı, huzurla, keyifli anlarla dolu yıllar geçirmeniz dileğiyle… Sevgiyle kalın…

Leave a Reply